Eğitim sistemi başlı başına bir problem. "Cihat öğrenmeyen çocuğa matematik öğretsen ne olur" zihniyeti malumunuz...
Tıp dünyası ise bambaşka bir konu. Tıp Üniversitelerinde ki müfredatın ( Eğitim sistemi tarafı) tartışması başka, Tıp sektörünün gelişim tartışması bambaşka. Şimdi, özel sağlık sektörünün domine ettiği, ilaç tüketiminin hane başına çılgın rakamlara ulaştığı, insanların reçetesiz bir çok tehlikeli ilaca rahatça ulaşabildiği ve bonibon gibi antibiyotik, nsai ağrı kesiciler tükettiği bir ortam Türkiye.
Devlet, sosyal güvenceyi sağlamamış, hekimlere "döner sermaye" sistemi getirmiş, buna mükabil 5er dakikalık randevu penceresi çizmiş durumda. İnanılmaz yoğun hastaneler ve birikme malum. Hal böyle olunca da soluğu özel sağlık sektöründe almış.. Demiş ki, hekim açığımız var, üniversitelerinizi kurunuz...
Acıbadem Üniversitesi, Medipol
vb. gibi uygun puanlarda tıp fakülteleri çıkartmış... Şimdi hal böyle olunca normal bir işçi gibi sıradan ve piyasa doktorluğu yapan ezber hekimlik devam edecek. Çok düşük fiyatlarla, çok kalitesiz hekimler yakın bir müddet içinde tıp dünyasına dahil olacaklar. Maalesef, sistematik bir problem buna yapılacak tek çözüm ise bu döngüden olabildiğince uzak durmak...
Hayırlısı diyelim...